Onlarca yıl totalde 50 Bin’in üzerinde firma bilançosunu inceleyen bir mali analist ya da kredi tahsis yöneticisi olarak bugün bankacıların çerçevesinden bir firmaya verilen kredinin ne sebeplerle batabileceği üzerine konuşacağım.

Her firmanın tarih boyunca devletlerin yaşadığı gibi kuruluş, yükselme duraklama ve düşüş dönemleri vardır. Yükselme dönemlerinde kazanılan paralar doğru yerlerde kullanılmazsa, duraklama ve düşüş dönemleri daha sancılı geçer. Bu konuyu zik zak gibi düşünebilirsiniz sürekli aynı istikrarda büyüyen firma sayısı gerçekte çok azdır. İşletmelerimiz genel olarak bu zik zak paradoksunu hep yaşarlar.

Bankacılar öncelikle işletmeyi analiz ederken firmanın öncelikle hangi dönemde olduğunu çok iyi analiz etmelidir. Bilanço anlık fotoğraftır ama gelir tablosu film şerididir. Bankacılar sadece fotoğrafa bakarlarsa filmin tamamını kaçırırlar. Asıl olan filmi baştan sona izlemek ve her bir fotoğraf sahnesine hakim olabilmektedir. Sadece bilanço ve gelir tablosuna bakmakla yetinilmemeli mutlaka nakit akış tablosu da her ay izlenmelidir.

Artık makyajsız bilanço ve gelir tablosu bulabilmek maalesef makyajsız kadına rastlayabilmek kadar zordur. Makyajlı bilançolarda da gösterilmek istenenden ziyade görünmeyeni görebilmenin asıl hikaye olduğunu geçmiş yazılarımda dile getirmiştim. İster bankacı, ister patron isterseniz muhasebeci hiç fark etmez; görülmeyeni görmeye başladı mı gözleriniz her şeyi çok daha iyi analiz edebilirsiniz. Bu sizlere firmanın yükselme mi duraklama mı yoksa düşüş döneminde mi olduğunu da gösterecektir.

Borsada da hisseye doğru zamanda girmeniz en az seçtiğiniz hisse kadar önemlidir. İşletmelerin de hangi dönemde olduğunu analiz edebilmeniz sizlere şu faydaları sağlar. Çalışan iseniz şirketiniz nereye doğru gidiyor, bu şirketten emekli olabilir misiniz yoksa acil başka iş mi bakmalısınız? Patron iseniz firma nereye doğru gidiyor, büyüyor musunuz yoksa işler kötüye doğru mu gidiyor? Bankacı iseniz bu firma ile çalışılır mı? Çalışılırsa hangi limit ve teminat yapısında çalışılır?

Firmanın büyüdüğü, iyi kazançlar elde ettiği, karını bünyede tuttuğu, yani mali verilerini güçlendirdiği dönemlerde bankalarda limitlerini artırmalı, teminat yapılarını firma lehine esnetmelidirler. Diğer yandan yüksek limit & kefalet yapısıyla çalıştığınız firmaların bilançosu kötüye gidiyorsa borçlanması artıyorsa bu defa verdiğiniz kefalet limitlerini iptal edip teminatlanabilmeli, gerekirse limit düşüşü ve iptalleri de yapabilmelisiniz. Satış Biriminde yer alan bankacı arkadaşlarım ve firma sahipleri firmanın limitlerini ebedi olarak görme yanılgısına düşmektedirler. Oysa hiçbir limit ve dönem ebedi değildir. Bankacılar kötü gidişatta teminatlanabilmeli, limit düşüşü hatta limit iptaline bile gidebilmelidir.

Leave A Comment

finans & life  hakkında
Team Discussion
2026
Online tanışma toplantısı
30 Aralık

Çukurova Bölgesi